Vize başvurusunu yaparken sanki
iki haftalık bir tatile gidiyormuş gibi tüm evrakları hazırladık. Gidiş dönüş
uçak biletini aldık. Uçak bileti alırken tarihleri değiştirilebilir olanını
seçtik. Böylece ABD’ye girdikten sonra dönüş uçağının tarihini değiştirecektik.
Booking.com üzerinden otel rezervasyonlarını da yaptık. Yine burada da
iptallerin ücretsiz olduğu otelleri seçtik. Ülkeye girer girmez ilk işimiz
rezervasyonları iptal etmek oldu.
32. haftanın sonunda yola çıktık.
Aslında biraz daha geç yola çıkabilirmişim; ama herşeyi garanti altına almak
istedim. Hamileliğin ilerleyen aşamalarında her şey daha zor olabilirdi.
Yanımda eşim de olmayacağı için riski minimumda tutmaya çalıştık.
Uçak yolculuğu çok gözümde büyümüştü
ama çok çok çok rahat geçti. Yanımızdaki koltuk boştu ve ayaklarımızı uzata
uzata yolculuk ettik. Varis çorabı giymiştim zaten. Saat başı da dolaşmayı ve
hareket etmeyi ihmal etmedim. Dolayısıyla hiç bir şekilde şişliğim olmadı.
Arabayı daha Türkiye’deyken
kiralamıştık. Havaalanından çıkışta, araba kiralama ofislerine giden
servislerin kalktığı duraklar var. Buradan servise binerek araba kiralama
ofisine geçtik. Servisteyken yanımızdaki kadın Türkçe konuştuğumuzu duyunca
bizimle sohbet etmeye başladı. Meğer uzun yıllardan beri İstanbul’da İngilizce
öğretmenliği yapan bir Amerikalıymış. Yolu nasıl bulacağımızı sordu. “Yandex
kullanırım” dedim. “Yandex burada çalışmaz, Waze indirmen lazım.”dedi. O
kadınla karşılaşmamız o kadar büyük bir şanstı ki bizim için. Yoksa arabayı
kiralayıp kalakalacaktım.
Araba kiralama ofisinde bizim
anlaştığımız fiyatın iki katını istediler. Vergi ve sigorta bizim gördüğümüz
fiyata dahil değilmiş. O nedenle düşündüğümüzden pahalıya geldi. Bir hafta için
300 $ ödedim. Arabayı alıp, navigasyonu da kurunca düştük evimize doğru Los
Angeles yollarına. İşte burada kendimi çok garip hissetmiştim. Koca ülkede
annemle yapayalnızdık, tüm sorumluluk bendeydi. Ama kendimi güçlü
hissediyordum. Yollar hiç yabancı gelmiyordu. Sanki ilk defa geldiğim bir
ülkede değilde Türkiye’de farklı bir şehre gitmiş gibi hissettim kendimi.