amerikaya giriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amerikaya giriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2017 Cuma

2- Koca Göbeğimle Ülkenize Girebilir Miyim Acaba?


Vize başvurusunu yaparken sanki iki haftalık bir tatile gidiyormuş gibi tüm evrakları hazırladık. Gidiş dönüş uçak biletini aldık. Uçak bileti alırken tarihleri değiştirilebilir olanını seçtik. Böylece ABD’ye girdikten sonra dönüş uçağının tarihini değiştirecektik. Booking.com üzerinden otel rezervasyonlarını da yaptık. Yine burada da iptallerin ücretsiz olduğu otelleri seçtik. Ülkeye girer girmez ilk işimiz rezervasyonları iptal etmek oldu.

32. haftanın sonunda yola çıktık. Aslında biraz daha geç yola çıkabilirmişim; ama herşeyi garanti altına almak istedim. Hamileliğin ilerleyen aşamalarında her şey daha zor olabilirdi. Yanımda eşim de olmayacağı için riski minimumda tutmaya çalıştık.

Uçak yolculuğu çok gözümde büyümüştü ama çok çok çok rahat geçti. Yanımızdaki koltuk boştu ve ayaklarımızı uzata uzata yolculuk ettik. Varis çorabı giymiştim zaten. Saat başı da dolaşmayı ve hareket etmeyi ihmal etmedim. Dolayısıyla hiç bir şekilde şişliğim olmadı.

ABD’ye girerken ise çok endişeliydim. Nedense bizi kapıdan çevirirlerse diye çok korkmuştum. O yüzden karnımı en gizleyen kıyafetimi giymiştim. Ama o kadar hızlı oldu ki ülkeye girişimiz inanamadım. Çünkü hamile olduğumu gören görevliler beni hemen sıranın önüne aldılar. Resmen ellerinden gelen kolaylığı gösterdiler ve biz 10 dakikada tüm işlemlerimizi bitirmiştik. Hatta pasaportlara damga vuran memur annemi göstererek “kız kardeşin mi?” diye espiri bile yapmıştı. Sanırım bazı espiriler evrensel :D Bunun dışında sadece hangi şehirleri ziyaret edeceğimizi sordu o kadar.

Arabayı daha Türkiye’deyken kiralamıştık. Havaalanından çıkışta, araba kiralama ofislerine giden servislerin kalktığı duraklar var. Buradan servise binerek araba kiralama ofisine geçtik. Servisteyken yanımızdaki kadın Türkçe konuştuğumuzu duyunca bizimle sohbet etmeye başladı. Meğer uzun yıllardan beri İstanbul’da İngilizce öğretmenliği yapan bir Amerikalıymış. Yolu nasıl bulacağımızı sordu. “Yandex kullanırım” dedim. “Yandex burada çalışmaz, Waze indirmen lazım.”dedi. O kadınla karşılaşmamız o kadar büyük bir şanstı ki bizim için. Yoksa arabayı kiralayıp kalakalacaktım.



Araba kiralama ofisinde bizim anlaştığımız fiyatın iki katını istediler. Vergi ve sigorta bizim gördüğümüz fiyata dahil değilmiş. O nedenle düşündüğümüzden pahalıya geldi. Bir hafta için 300 $ ödedim. Arabayı alıp, navigasyonu da kurunca düştük evimize doğru Los Angeles yollarına. İşte burada kendimi çok garip hissetmiştim. Koca ülkede annemle yapayalnızdık, tüm sorumluluk bendeydi. Ama kendimi güçlü hissediyordum. Yollar hiç yabancı gelmiyordu. Sanki ilk defa geldiğim bir ülkede değilde Türkiye’de farklı bir şehre gitmiş gibi hissettim kendimi.